Belediyemizin Tarihi

Gündoğmuş’un bulunduğu bölgede bir kaza kurulması fikri devlet erkânında vardır. Çünkü daha sonra Gündoğmuş’a bağlanan köylere o dönemde idari ve bürokratik hizmetlerin ulaştırılması çok zordur. 1920-1930’lu yıllarda ulaşım çok zor olduğu için burada kurulacak bir ilçenin devleti halka, halkı da devlete yaklaştıracağı düşünülmüştür.
      Gündoğmuş’un o zamanki ulaşım imkânları ile çevresinde bulunan Alanya, Manavgat, Akseki, Bozkır İlçelerine yaklaşık uzaklığı 70 km civarındadır. Bu durumda civardaki köylerde yaşayan vatandaşın hali vahimdir. Bir nüfus işi için km.lerce yol yürümesi gerekmektedir. Ancak Gündoğmuş’un çevresinde en büyük köy Senir köyüdür. Ayrıca tarihe ve geçmişe sahip olan Ümütlü köyü vardır. Bunların arasından Gündoğmuş nasıl sıyrılmıştır.
Bunun cevabını emekli müezzin Hacı Ali MACİT’ten öğrendim. O da meseleyi hadisenin canlı şahitlerinden Seydilerli Kara Mehmet’ten dinlemiş;
Eksereli Ali Efendi ( Şimdiki Okurların dedesi ) o zamanlar Manavgat Müftüsüdür. Ali Efendi, Aksekili Rasih Kaplan ve Seydilerli Bekir Ağa Konya’daki Medresede beraber okumuşlardır. Bu eski dostlar Manavgat’ta bir çay sohbetinde hatıralarını tazelemektedirler. Bu üç talebe arkadaşa ilaveten hadiseyi anlatan Bekir Ağa’nın kardeşi Kara Mehmet de buradadır. 
Cemaatte bir ara sükût olur. Bekir ağa Antalya Milletvekili olan Rasih KAPLAN’a şaka yoluyla sitem eder.
“ Ah! Arkadaşım, ben kara kara düşünürken derdimi bile sormuyorsun.” Der. Rasih KAPLAN  :
“Hayır mı ne derdin var ?” diye sorar. Bekir Ağa:
“ Evlenmeyi teke indirdiniz. Şimdi iki hatunum var, serbest bırakında iki daha alayım.” der. Rasih KAPLAN tebessüm ederek:
“Onu unut.” der. Bekir Ağa Ali Efendi namına sitemine devam eder :
“ Bak Ali arkadaşım da diyor ki , ( Ben bu sıcakta piştim, sokal ( sıtma) tutmadan köyüm kaza olsa da anamın babamın yanında serin serin vazifemi yapsam olmaz mı ?) diyor.” der.
Rasih KAPLAN bunu ciddiye alır, Ali Efendi’ye dönerek:
“ Ali Hoca böyle bir isteğin gerçekten var mı?”  diye sorar. Ali efendi mütevazi bir şekilde boynunu büker:
“ Takdiriniz hocam.” der. Rasih KAPLAN ilgi gösterir:
“ Ali Hoca Eksere’nin nüfusu kaç? “ der. Ali Efendi söz ile cevap vermez, cebinden bir not defteri çıkararak Rasih KAPLAN’a doğru uzatır. Rasih KAPLAN’ın sözleri bir umut, bir müjdedir.
“ Hoca 2–3 ay sonra ananın babanın yanındasın”.
Gerçekten 2–3 ay sonra Eksere, Gündoğmuş adıyla ilçe olur. Ali Efendi ile kardeşi Fevzi Efendi de yeni ilçenin ilk müftüsü ve ilk vaizi olarak Manavgat’tan naklen gelirler.
Gündoğmuşlular da Rasih KAPLAN’a olan bu minnet borcunu ilçenin bir mahallesine Kaplan ismini vererek ödemeye çalışır.
1.Haziran.1936’da ilçe olduktan sonra kaymakam olarak ilk defa vekaleten, Güzelsu Nahiye Müdürü Cevdet Bey gelir.
Bundan sonra ilçeye gelen ilk devlet erkânından şunları tespit edebildim:
İlk asil kaymakam: Said Yüce
İlk jandarma komutanı: Zeki Ertez
İlk savcı: Gani Virane
İlk doktor: Asım Okur
İlk öğretmen: Muallim Ahmet Efendi